Cumhuriyet ekonomisi

Disponible uniquement sur Etudier
  • Pages : 12 (2845 mots )
  • Téléchargement(s) : 0
  • Publié le : 28 avril 2010
Lire le document complet
Aperçu du document
Atatürkçü Düşünce Dergisi, Kasım 2003, Sayı: 4, Sayfa: 72-77.

Cumhuriyetin İlk Yıllarında

Türkiye Ekonomisi
Ali Coşkun / Fatih Üniversitesi İ.İ.B.F. İşletme Öğretim Görevlisi

Giriş
Osmanlı Devleti’nden ekonomik olarak iflas etmiş bir ülke devralan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ilk yıllarında uyguladığı ekonomik devrimlerle, siyasal bağımsızlığının ardından ekonomik bağımsızlığını dakazanma yolunda önemli adımlar atmıştır. Bu çalışmanın amacı, Cumhuriyetin ilk onbeş yılında, yani Atatürk Türkiye’sinde yapılan ekonomik devrimleri incelemektir. İlk olarak, Osmanlı Devleti’nin yıkılması ve kazanılan Kurtuluş Savaşı sonrasında ülkenin ekonomik durumu açıklanacak, yeni Cumhuriyetin devraldığı ekonomik miras ortaya konmaya çalışılacaktır. Daha sonra, yeni Cumhuriyetin temel ekonomikpolitikalarının belirlendiği İzmir İktisat Kongresi’nden bahsedilecektir. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki ekonomik politikalar, 1923-1929 yılları arası ve 1930-1938 yılları arası olmak üzere iki ana bölümde ele alınacak ve ulaştırma, tarım ve sanayi alanlarında yapılan çalışmalar detaylı olarak anlatılacaktır. Ayrıca, 1930 sonrası dönemde yapılan 1. Beş Yıllık Sanayi Planı incelenecektir. Sonuçbölümünde ise, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk onbeş yılındaki ekonomik çalışmaları ile ilgili genel bir değerlendirme yapılacaktır. Kurtuluş Savaşı Ekonomik Durum Sonrası Osmanlı’nın son döneminde çok kötü olan bu ekonomik ortamda sınırlı kaynaklarla bir bağımsızlık savaşı verilmişti. Yeni hükümetin ilk mali ve ekonomik sıkıntıları Kongrelerin finanse edilmesi ile başlamış ve daha sonra ağırlaşaraksürmüştür. TBMM açıldığında parasal kaynaklar çok sınırlı idi ve dışarıdan gelen yardımlar da oldukça yetersizdi. Eldeki kaynaklar, savaş ihtiyaçları karşılanmaya harcanmıştı ve her türlü savaş malzemesi ihtiyacı halkın katkıları ile sağlanmıştı. 1920-1922 arasında Kurtuluş Savaşı içindeki yeni hükümetin ekonomik politikalar üretmesi ve kalkınmaya yönelik adımlar atması olanaksızdı. Kurtuluş savaşı kazanıldığıyıllarda ise, Türkiye tüm kaynaklar tükenmiş, sanayisi olmayan, tarım alanında çok geri yoksul bir ülke görünümünde idi. Mevcut işletmelerin çoğu yabancıların elindeydi ve bu yabancı sermaye sahipleri Türkiye’yi terk ediyorlardı. Türkiye’nin şeker, kumaş gibi temel ihtiyaç maddelerinin pek çoğu yurt dışından geliyordu. İzmir İktisat Kongresi Ülkenin olumsuz ekonomik ortamı nedeni ile dahaCumhuriyet

19. yüzyılın sonunda ve 20. yüzyılın başında katıldığı savaşlar sonucunda çok zayıflayan Osmanlı Devleti, son günlerinde ekonomik yönden çökmüş bir ülke görünümünde idi. Savaşların finansmanında iç kaynaklar yetersiz kalmış ve yüksek miktarda borçlanmaya girilmişti. Ülkenin ekonomisi, insan gücü, sanayi, tarım, dış borçlar, ulaşım, milli üretim gibi her açıdan perişan bir durumda idi.Onlarca yıldır süren savaşlar sonrası, bir çok işyeri kapanmış, üretken erkek nüfusu azalmış, çocuk ve yetişkin ölümlerinde artışlar olmuş, aileler parçalanmış, göçler nedeniyle işsizlik had safhaya varmıştı. Mevcut kaynaklar önemli ölçüde ordunun emrine verilmiş ve savaşlar sonucunda bu kaynaklar da tükenmişti. Birinci Dünya Savaşı sonlarında Anadolu’da sanayi adına sadece iki tane askeri amaçlıfabrika ve 282 adet küçük çaplı atölye bulunmakta idi. 23 Nisan 1920’de Ankara'da toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisi, üç yıl süren Kurtuluş Savaşı’nda çok büyük ekonomik sıkıntılar içinde kalmıştı.

ilan edilmeden yeni hükümetin ekonomi programını belirlemek için 17 Şubat-4 Mart 1923 tarihleri arasında İzmir’de İktisat Kongresi’ni tertip eden Gazi Mustafa Kemal, açılış nutkunda “memleketinihtiyacına mutabık esaslı program üzerinde bütün milletin müttehit ve hemahenk [olması gerekir] yeni devletimizin, yeni hükümetimizin, bütün esasları bütün programları iktisat programından çıkmalıdır” ve “Hayat demek ekonomi demektir. Çünkü millet yoksul kaldıkça hiç birşey yapamaz. İlk önce zengin olmalıdır. Çünkü herşeyi yapan paradır. Öncelikle ekonomiye önem vermek lazımdır. Ekonomide...
tracking img